Kas 19
Çağımızın hastalıklarından biri olan stresten söz ediyorum bu yazımda. Sinir ve stres bir araya gelince insana yapamayacağı şey yoktur sanırım. Çoğu zaman kabullenmesemde , yakınlarımın dediği gibi biraz sinirliyim sanırım. Elimde olan birşey değil ki. Bulunduğum bazı durumlar sinirlenmeye çok elverişli o yüzden ister istemez siniriniz tepenize çıkıveriyor bir anda.
İnsan perde asarken sinirlenir mi ? evet evet ben sinirleniyorum. Perdeleri sen mi asıyorsun diye sormayın okumaya devam edin. (: Annem evde kimi yakalarsa yakalasın hafta sonu olsun hafta içi olsun fark etmez elimize perdeleri tutuşturur du ‘kırışmadan hemen şunları asıver’ diyerekten.
Off yine mi perde yine mi ben yaa demeden geçemezdik. Uzun boylu olmanında dezavantajları var gördüğünüz gibi. Kısa boylu olsaydım belki perde asma işinden yırtacaktım. Hatta sinirlenmeyip kalp ritimlerim de normal düzeyde atacaktı.
Yazıyı okumaya devam et »
Kas 18
Son zamanlarda yaşadığım karmaşık olaylardanmıdır nedir anlamadım üzerimde inanılmaz bir unutkanlık var. Özellikle üzerime düşen vazifelerin ve yapmam gereken işlerin bazılarını unutur oldum. Neleri , kimleri düşünüyorum ? inanın bende bilmiyorum. Heleki telefon konuşmalarım yok mu daha da canımı sıkıyor. Telefonda görüştüğüm insanlara daha önceden anlattığım yada konuştuğumuz bazı şeylerin tekarırını geçiyormuşum.
Arkadaşlarımdan ‘biz bunu daha önce konuşmuştuklan’ sözünü sık duyar oldum şimdilerde.
Telefon olayını geçtim. Gördüğüm rüyaları bile unutuyorum bazen. Hadi onu fazla takmıyorum bir çok insan gördüğü rüyayı çoğu zaman unutur, sabah uyandığında hatırlamaz ama ben hem rüyalarımı unutuyorum hemde yapmam gerekenleri.
Yazıyı okumaya devam et »
Kas 17
Efendim yaş geldi geçiyor , Askerlik yapılmayı bekliyor. Arkadaşlar , dostlar birer ikişer askere gidiyor. En son iki arkadaşımı biri kankim olmak üzere uğurlamıştım askere. Batman ‘da görev yapan arkadaşım emre , dün kü konuşmamız da bana bir fotoğraf gönderdi. Vatani görevini yapmış eski bir Asker ‘in yazdıkları çok hoşuma gitti paylaşmak istedim…

Kas 16
Son günlerde blogu epey ihmal eder oldum farkındayım. Twitter sayfamda az çok yazmaya çalışıyorum olup bitenleri ama bloga girdi eklemek için pek fırsatım olmuyor. Son bir haftadır kuzenim (semra) in düğün telaşı sarmıştı. (: Hazırlıktı , kına gecesiydi , koşturmacaydı ve cumartesi akşamı yaptığımız düğün sonrası epey yorulduğumun farkına vardım.. Sesimin kısıklığı , kulağımın çınlaması yeni yeni geçmeye başladı.
Düğünümüz harika oldu valla. Bol oynamalı , danslı , halaylı , kalabalık ve keyifli geçti. Çektiğim 150 fotoğrafta güzel bir anı olarak kaldı. Salondakilerin ‘bu fotoğraf nasıl elimize geçecek’ demesi beni kara kara düşündürüyordu. Kimin hangi fotoğrafı isteyeceğini bilmediğimden rastgele çıkarttırmam doğru olmaz diye düşündüm. Bu arada mailler , msn den titreşimler gelmeye başladı bile ‘fotoğrafları ne zaman göndereceksin’ diye.
Yazıyı okumaya devam et »
Kas 02
Hafta sonları yolu nöbetçi eczanelere düşenlerin tabiri caizse dramını kısa kısa aktarıyorum. Bu nasıl bir planlama , programlamadır bilmiyorum Türkiye’nin en büyük ilçesi olan Adana / Seyhan da toplam 6 tane nöbetçi eczane vardı dün. Allah kimsenin başına vermesin ama şehrin bir ucunda oturan vatandaş rahatsızlansa ve ilaca ihtiyacı olsa kalkıp nerelerden gelmek zorunda kalacak. Herkesin arabası veya taksiye verecek parasının olmadığını düşünürsek eczaneye gidip gelme süresi normalin kat kat üzerinde olacaktır.
Durumu acil olan hastaya ne olacaktır peki ?
Ayrıca eczanenin içi de ana baba günüydü sıra bekleyip üfleyip püflemekten sıkılıyor insan. Şehrin nöbetçi ezcaneleri dün neredeyse tek bir bölgeye yığılmışdı. Yani bunu böyle yapana kadar daha fazla merkezi yerlere dağıtsanız ve sayıyı arttırsanız fena mı olurdu.
Yazıyı okumaya devam et »
Eki 30

Uzun zamandır aklımda olay konuyu sonunda gündeme getiriyorum. Adana’nın en işlek caddelerinden birinde bulunan küçük bir iş yeri epey zaman önce dikkatimi çekmişti. Aradan geçen onca zamandan sonra anca görüntüleyebilme şansını yakaladım. Ah biraz üşengeç olmasam çok şeyler yakalayacağım ama neyse artık. Başlıkta google ofisi dediğime bakmayın siz
dükkan da dvd ve kitap satışı yapılıyor. İşin ilginç yanı nasıl olurda google ismini bu şekilde kullanırlar anlamadım doğrusu.
Hatırlıyorum da o tabelayı ilk gördüğümde kitap sorma bahanesiyle içeriye girip dışarıdaki tabelayı sormuştum. İş yerinin sahibide sanane, seni ne ilgilendiriyor gibisinden cevap vermişti hiç unutmam. :) Bakalım ilerleyen günlerde yahoo dvd club ve ya facebook adında korsan cd satan dükkanlarada rastlayacakmıyım.
Yazıyı okumaya devam et »
Eki 19
Öncelikle bu nacizane hediyeden ötürü gillete fusion ekibine şahsım adına teşekkür ediyorum. Herkes gibi Gillet Fusion Power ‘um geldi , gitti , yolda , kargo da gibi klasikleşmiş ayrıntılara takılmadan direkt kullanım sonrası görüşlerimi bildiriyorum.
Gillete fusion power phenomun dış paketi özenle hazırlandığından ilk açılışta göze çok hoş geliyor. Özellikle kapak kısmına sabitlenen küçük kibar ayna ayrı bir hava kazandırmış. Paketin içerisine girdiğimizde traş köpüğü , traş bıçağı ve traş sonrası salsam (losyon) yer alıyor.
Fusion hediye geldi diye onu övüp övüp göklere çıkarmak doğru olmaz şimdi. Traş olurken ve traş sonrası yaşadıklarımı adil bir şekilde yanıtlıyorum.
Yazıyı okumaya devam et »