Mar 14
Sevdiği kadar sevilemeyen hayalini kurduğu insanı zamanında göremeyen ve 14 Mart’ı doğum günü olarak bilen bir burak’ın içini döktüğü sıradan bir gündü aslında.
Kafasını meşgul eden o kadar çok şey vardı ki hayatında hangisini düşüneceğini hangisinden başlayıp hangisini sileceğini bilemez olmuştu. Sanırım ilk kez 14 mart’ın gelişine sevinmemişti, sevinememişti. Çünkü birileri tarafından sevilmemişti.
Belki de kendi istemişti. Biraz mutsuz biraz da üzgün günü bitirmişti…
Neyden bahsettiğime gelince bugün benim doğum günümdü. Böyle saçma ve bir o kadar da farklı bir şey yazmak istedim.
Neden mi ? Ona sorun.
Burak hepinizi sevor
Bu arada geçen yıl bu zamanlar daha çok mutlu olduğumu hatırlıyorum… Gelecek yıl bu zamanlar görüşmek üzere. Kutlayan herkese teşekkürler.
Eki 27
Planlı programlı hareket edip düzenli olmak bir yaşam tarzı sanırım. Ben de bu yaşam tarzına ayak uyduramayanlardan olsam gerek. Yaptığım programların çoğu gerçekleşmediğinden ve vaktinde yapamadığımdan vardım bu kanıya.
Hele ki iş dönüşü evde başlayan mesai için yaptığım küçük planlar hiç mi hiç tutmuyor. Şöyle ki; en basitinden kendime maksimum 1 saat dinlenme molası veriyorum. (19:00-20:00) Akşama kadar bilgisayar ekranına bakan gözlerimi bu süre içinde dinlendirmeye çalışıyorum. Eğer gece eğlencesi için dışarıda bir planım yoksa kalan 4 saatimi de internette geçirmek üzere hazırlanıyorum. (20:00-24:00) Geriye kalan son 1 saatimi de yeni başladığım Tanrı’nın Doğum Günü adlı kitabı okumak için çabalıyorum.
Yazıyı okumaya devam et »
Eki 18
Onun adı sinirlenmek hatta krizlere girmektir her seferinde. Öyle zor gelir ki bazen erkeklere Çin işkencesinden farksız gelir herkese. Bitmek bilmeyen o saatlerin çabucak akıp gitmesi istenir tek taraflı olsada.
Kadınların huyundan mıdır suyundan mıdır bilmem ama alışverişe çıktığı erkekleri sinir küpüne çevirme konusunda çok iyiler. Konusunda uzman hatta çok profesyoneller bana göre (: Utanmasalar alışveriş mağazalarındaki her ürünü tek tek inceleyecekler. Elbiseleri alıp üzerlerine tutmalar o modeli bırakıp diğerine atlamalar tezgahtar kızlarla sohbete tutuşmalar derken sinir katsayım bir hayli yükselir benim.
Başlangıçta uyarılarım “alacaksan al, almayacaksan boşu boşuna bakmayalım canım” şeklinde olsa da ilerleyen saatlerde gözlerimden çıkan alevli bakışlar ne demek istediğimi anlatır çoğu zaman. O yüzdendir ki benimle göz göze gelmekten kaçınır her seferinde.
Yazıyı okumaya devam et »
Tem 23
Geçtiğimiz hafta Ankara ve çevresindeki illerdeyim. 3G antenlerinin emr ölçümünü yapmak için Ankara ya gönderildim. Görüntülü konuşma (3G) nin başlamasına günler kala bizim işlerin yoğunluğuda 2 - 3 katına çıktı diyebilirim. Genellikle yeni kurulan istasyonların ölçülmesi gerekiyor ve mevcut sahalarda değişiklik yapıldığında bu ölçüm değerleri lazım oluyor.
(Nasıl ölçüm yapılıyor derseniz; emr cihazı istasyonlara doğru tutuluyor ve belli bir süre bekleniyor sonrada değerleri kaydediliyor. Fotoğrafa bakabilirsiniz. ) Bu arada eskişehir, kütahya, afyon ve uşak sahalarının ölçümünüde yaptım. Ölçüm değerleri onaylandıktan sonra 3G hizmete girecektir sanırım. (:
Bu yazının başlığını Ankara da kaldığım otelde atmıştım ama yazmak bir türlü kısmet olmadı o zaman. Baz istasyonlarının ölçümü yaparken başıma toplanan meraklı kalabaktan bahsedecektim aslında ama genel bir toparlama yapayım en iyisi.
Yazıyı okumaya devam et »
Tem 12
Son 15 gündür bloguma tek bir satır yazamaz oldum. Nerelerdeyim ne yapıyorum niye yazmıyorum kısaca bahsedeyim fırsatını bulmuşken.
Blog yazmak benim hobi olarak yaptığım işler arasında olduğu için kendi işime daha çok ağırlık veriyorum haliyle. Anlayacağınız hobiler hep geri planda kalıyor şu sıralar. İşlerimizin yoğunluğundan ve doğu’ya gitmem nedeniyle pek uzak kaldım bloglarada. İnanırmısınız kendi blogumun ana sayfasına bile giremediğim zamanlar oldu. Gerçi son 1 haftadır Adana dayım ama yinede ilgilenemiyorum fazlaca.
Bu arada yorumlar o kadar çok birikmiş ki dün anca bitirebildim onaylama işini. Ne yalan söyliyeyim çoğunu okumadan onayladım.
Yazıyı okumaya devam et »
May 09
Bu yıl 5.si düzenlenecek olan Çukurova Üniversitesi Bahar ve Spor şenliği 11 - 16 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek. Üniversitelerin bu tarz organizasyonlar yapması öğrencileri olduğu kadar sivilleride sevindiriyordur bence.
En azından merak ettikleri veya hayranı oldukları sanatçıları görme şansını yakalıyorlar. Umarım geçen yılda olduğu gibi bu yılda yağmurlu geçmez. Yoksa ne baharın tadı çıkar nede şenliklerin.
Yazıyı okumaya devam et »
May 03
Dikkat ettim de kendimden söz ederken sürekli ‘ son günlerde ‘ diyerek başlıyormuşum yazmaya. Bu gün değişiklik olsun dedim ve son günlerde diyerek başlamadım cümleye.
Baharın gelmesi çoğu insanı olduğu gibi benide fazlasıyla etkilemiş durumda. İnsanın içini kıpır kıpır eden havalar duygusal müziklerle süslenince bir başka oluyor geceler.
Yazıyı okumaya devam et »
Mar 23
Madem gideceksin niyetini de önceden belli edeceksin. Belli edeceksin ki sana olan niyetler büyümesin meyve vermesin. Sevdim deyip de ardından inkar etmeyeceksin. Yüzüne vurduğum yalanlarını da tekrarlamayacaksın susup kalacaksın öylece. Doğruları konuşup sonrasında pişman olmayacaksın. Ben nasıl yüz binlerin gözü önünde yazıyor, konuşuyorsam sende öyle konuşup cevap vereceksin.
Duygusal olacaksın karşındakinin sevip sevmediğini gözlerine bakarak anlayacaksın. Yapmacık sevdalardan da kurtulacaksın. Yalandan da olsa tatlı bir aşk acısı çekip karşındakine hak vereceksin. Gençliktir gelip geçer unutup gider demeyeceksin. İsminin bir yerlere kazındığınıda aklının bir köşesine yazacaksın.
Yazıyı okumaya devam et »